10 Şubat 2008 Pazar

Hayal etmek, bir şeyi oluşturmanın hepsi. Hepimiz gelecek güzel günleri hayal ettik. Ve güzel günleri, hatalarla erteleyip durduk. Uzun lafın kısası, aramızda bir şeyler var edenler az.
Toprağı hissetmek istiyorum tekrar. Avuç içlerimde sıktıkça, var olmayı tattıkça devam etmeye her şeye. Kısır döngü evet, kızılacak bir şey. Her sabah aynı işi yapanlar özenle haklılar. uzak maviliklerde tekrar kaybolmak. Dünyanın güzelliklerine göre rengimi değiştirmek vs. Sinirlendikçe, suyu dövecek cesareti bir yerlerde bulmayı arzuluyorum. Avuç içlerimde suyu sıktıkça, uzak denizlerde olmayı tatmak, ve kayalarında, okaynus diplerinin saklanmak. Bulutlar sarkarken uyanmak tekrar. Eliptik yörüngeler boyu yürümek, erişemediğimiz kıtaların üzerinde.
Çerçeveye sığdıramadım, elimde tuttuklarım her zaman bir yerlerden taştılar. En güzeli, yaşadıkça fark etmek, birlerinden çalarak var olmaktansa. Taklitten korktum her yaptığımda. Kendimden utanıp bıçağa sarıldım, yüzümle uğraştım. Bakışlarımı yoramadım bir türlü bir şeye. Tek bir anı parıldamış, öyle tahmin ediyorum, şimdilerde, eski duygulara aşık, kayıp günlerde var olduğu halini aramakta. Nerede bıraktığımda farkında olamadım. Etnik karışlıklığımın hurdalığında öfkem, utangaç çığlılarla çıktı hep. Zafer pozları verdim, hakir bakışlar gördüm. Çevren değişirken, katılaştıkça, eski şarkıların eşliğinde dağlarda battıkça, yerli yersiz ağlama hissine tutuldukça, yaşım genç olduğu halde, yaşlanmanın nasıl bir şey olduğunu anladım sanırım.
İnsanlarla tanışmak eskinde olduğu kadar kolay değil. Özellikle sevgini dikenli teller üstünden atıp, kendinden uzak tuttukça değişimi. Yola düşmekse basitleşti. Gölgelere sarılmak kalabalıklaştıkça sesler, gürültüden kaçmak kendi gürültün içersinde. Dar odalarda, bileklerini sıvayıp, kaybolmak.

0 yorum: